Makaleler - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Müdürlüğü | ibb, istanbul, istanbul park, istanbul bahçe, avrupa park, avrupa bahçe, avrupa park bahçe, avrupa park bahçeler, avrupa yakası park bahçeler, avrupa yakası park ve bahçeler, istanbul belediyesi, istanbul park bahçe, belediye park bahçe, lale bahçesi, lalelerin dansı, lale festivali, emirgan korusu, istanbul lale, tulip, tulips, dance of tulips, dance of the tulips, istanbul lale şenliği, istanbul belediyesi lale
Mustafa ÖZKAN
İdari Müdür Yardımcısı
mustafa.ozkan@ibb.gov.tr
03.05.2013

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU

Yeni yeşil alan imalatı ve mevcutlarının bakımı konusunda, bu şehirde yaşayan herkesin beğenisini kazanması, emeği geçen her seviyede çalışanın takdirle anılması bizim için övünç kaynağı olmaktadır. Gerek en son yapılan 8. İstanbul Lale Festivali etkinlikleri esnasında Emirgan Korusu ile ilgili, gerekse devam eden yol, kavşak ve parklarımızdaki faaliyetler ile ilgili yazılı ve görsel medyadan izlendiği kadarıyla çalışmalarımız beğenilmektedir.

Yeşil alanlarımıza gelen ziyaretçilerimiz, gördüğü güzellik karşısında çoğunlukla ve sadece o anın huzurunu yaşamaktadır. Bu huzuru yaşarken, göze çok güzel gelen bir lalenin, küçük bir soğandan açmış haline gelene kadar, ya da bir hercainin bulunduğu yere kattığı güzelliğe ulaşana kadar geçirdiği aşamalar ve bunun için emek sarf edenleri de unutmamalıyız. Bir rekreasyon alanı binlerce lale ya da hercainin yanı sıra daha başka birçok bitki, donatı elemanlarıyla bir bütün haline gelmektedir. Bu bütünün meydana gelmesi birçok bileşenle mümkündür. Bu bileşenler içinde en tepede insan bulunmaktadır. Ham bir alana yapılması düşünülen imalatın tasarlanmasından, son çiçeğin dikilmesine kadarki süreçte, bilgi, tecrübe ve beceri ile beden gücünün harmanlanarak büyük bir emek sarfedildiği göz ardı edilemez.

Ancak, ortaya çıkan ve beğeni toplayan üründe büyük katkısı olan insan unsurunun çalışma koşullarının, sağladığı katma değerle eşdeğerde olduğunu söylemek maalesef her zaman mümkün olmamaktadır. Özveri ile çalışan işçilerimizin yaşam koşullarının insana yakışır halde olmasını sağlamak vicdani bir sorumluluktur. Şantiyelerdeki düzenlemelerin, şantiyelerden çalışma alanlarına ulaşmalarının sağlanması ve başka çalışma koşullarının iyileştirilmesi sadece işçinin güvenliği açısından değil, işin güvenliği açısından da önemlidir.

Bu durum, 20.06.2012 tarihinde kabul edilen 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu ile sadece vicdani sorumluluk boyutundan çıkarak bir kurala bağlanmıştır. Yapılan düzenleme ile iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlenmiştir. Bu kanun kamu ve özel sektöre ait tüm (işçi sayısına bakılmaksızın) işlere ve işyerlerine, faaliyet konularına bakılmaksızın, bu işyerlerinin işveren, işveren vekili, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına uygulanacaktır. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hiçbir ayrım yapmaksızın bütün iş kollarında işçi çalıştıran kamu ve özel sektör işverenlere, iş güvenliği sağılığı ve konusunda genel bir sorumluluk yüklemiştir.

İşverenler çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlayacak, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin bu yasa ile değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapacak, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izleyecek ve denetleyecektir.

Çalışanlar iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlü olup ayrıca işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda görevlerini yerine getirmekle yükümlü olacaklardır.

Çalıştığımız iş kolunda, ilandan itibaren iki yıl sonra, yani 20.06.2014 tarihinde yürürlüğe girecek olan kanunla getirilen yükümlülüklerin çok iyi incelenmesi ve şimdiden hazır hale gelinmesi gerekmektedir.

Yazarın Son Yazıları

BELEDİYE BAŞKANIMIZ
DAİRE BAŞKANIMIZ
MÜDÜRÜMÜZ
YAZARLARIMIZ
   
BU AY YAPILACAKLAR
Pergola, bahçe kapısı kemerleri ve benzeri yerlere sardıran sarmaşıkları, ihtiyaç oranında budamak, gelişme yönlerini ve durumlarını gereğine göre kontrol altına almak mümkündür.
Yeşil ağaççıkların, çalımsıların ve çit bitkilerinin budamalarına bu ayın ikinci yarısında başlanır. Bu bitkilerin her tarafının ışıktan yararlanabilmesi için yukarıdan aşağıya doğru genişleyen budama yapılmalıdır.
Sulama için akşam saatlerini tercih edin.
Ağustos ayında yazlık çiçekler, balkon, teras ve saksılarda bulunan çiçekler dışında gübreleme işlemi sona ermiştir.
Ayın 10–15 ine doğru yeni güllerin dinlenmeye alınmasına, yani yaz budamasının yapılıp, aynı zamanda sulamanın bir süre için kesilmesine başlanır.Böylece, gül fidanlarının normal gelişmeleri durdurulur ve dinlenme boyunca bitkiler, sonraki çiçek verme dönemi için besin ve güç biriktirirler.
Ağustos sonu ile Eylül başı arası durgun gözaşısı zamanıdır.
Çimlerin sararmış bölümlerini bu ay ellemeyin: Sıcak kavurup filizlenmeyi yok eder. Bunun için Eylül veya Ekim aylarını bekleyin.