Damla ERGAN
Peyzaj Y. Mimarı
pbavrupa.arge@ibb.gov.tr
11.06.2013

Japon Bahçeleri I – Japon Bahçe Sanatının Tarihsel Gelişimi

Japonlara göre Japon bahçelerinin tarihi insanın doğa içerisindeki yerini, yani bir bakıma kendini arayışının tarihi ile aynıdır. Bahçe, Japon kültüründe insan ile doğa arasında bir köprü vazifesi görmektedir. Sembolizmi kullanarak bu bahçelerde Japonya doğasına ait bir çok manzara görüntüsünün minyatür kopyaları yaratılmaktadır. Avrupa’daki tabiata insan eliyle şekil verme anlayışının aksine, Japonlar tabiatı olduğu gibi kabullenmişlerdir. Japon bahçeleri, içlerindeki birçok insan yapısı elemana rağmen tabiatın kendisini oluşturmaktadırlar. Yine de, mutlak bir realizmden ve natüralizmden de kaçınılmaktadır.

Japon bahçelerinde ana kullanım amacı sadece güzel görüntü değildir. Bu bahçelerde temel olarak meditasyona imkan verecek şekilde ruhun huzur bulacağı bir ortam yaratmak önceliklidir. Japonlar için ev ile bahçenin birbirinden ayrılmaz bir bütünü temsil etmesinden dolayı, evleri bahçeleri olmadan düşünmek mümkün değildir. Bundan dolayı genelde evlerin mimarileri gerek kullanılan malzeme, gerekse tasarım bakımından bahçe ile birebir ilişkili olacak şekilde düşünülmüştür.


Resim 1. Bina içerisinden Japon bahçesine bakış

Japon bahçe sanatının tarihçesi

Eski çağlardan Heian Dönemi’ne kadar olan zaman

Japon bahçelerinin başlangıç noktasını dini etkiler oluşturmuştur. Japonya’nın yerel dini olan Şinto dinindeki tanrılara tapınmak için ayrılmış olan kutsal alanlarda ağaçlar ve kayalar gibi doğal objeler bulunmuştur. Japon bahçelerinin gelişimi üzerinde aynı zamanda Taoizm’in ve Budizm’in de büyük etkileri olmuştur.

Ayrıca kimi uzmanlara göre Japon bahçelerinin ilk örnekler Nara devrindeki prenseslere ait mezarlardır. Bunların kökü ise M.Ö. 3.-4. yüzyıllara kadar gitmektedir. Bir su sathının ortasında teşkil edilmiş olan bir adacık üzerinde, büyük bir ağaç ve taştan ibaret olan bu küçük tabiat parçası, Japon bahçesinin en ilkel şeklidir. Nitekim kayalar ve ağaçlar bugün bile Japon bahçelerinin esas elemanlarıdır.

552 yılında Çin’e Budizm geldiği zaman, tapınaklar ve onlara bağlı olan bahçelerde gelişmeye başlamıştır. Heian Dönemi (781-1185) bahçeleri Çin bahçe sanatından oldukça etkilenmiştir. Japon bahçeleri aslen Çin bahçe sanatının etkisi ile gelişme göstermiştir Bu bahçelerdeki göletler geniş tutulmuş, adacıklar ile Çin mitolojisinde yerleri olan turna ve kaplumbağa şeklindeki sembolik kaya düzenlemeleri ile tamamlanmışlardır.

Kamakura Dönemi

Bu dönemde sadeliği ve gösterişsizliği öğütleyen Zen düşünceleri popüler olmuş ve bahçe sanatını da bu yönde etkilemeye başlamıştır. Zen düşüncesinin hakim olduğu bu dönemde bahçeler adeta bir tuval olarak görülerek zengin manzara resimlerine ev sahipliği yapmışlardır. Aynı zamanda ressam da olan birçok din adamı, bu dönemin en önemli bahçe tasarımcısı olmuştur. Çin bahçe sanatının da etkisiyle dikey olarak yerleştirilmiş kaya düzenlemeleri ortaya çıkmıştır. Kuru bir çağlayanı oluşturacak şekilde yatay olarak yerleştirilmiş kayalarıyla Saiho-ji tapınağı, bu dönemdeki kare sansui (kaya bahçesi) sanatına ait ilk örneği temsil etmektedir. Bu bahçe aynı zamanda dikey yerleştirilmiş kayaların yanında Japonya’nın doğal manzaralarını yansıtan yatay kayaların kullanımıyla bir anlamda Çin stili ile Japon bahçe sanatının nasıl bir arada kullanıldığını da göstermektedir.


Resim 2. Saiho-ji bahçesindeki çağlayanı temsil eden kayalar

Muromachi Dönemi

Bu dönemde bir önceki dönemdeki minimalist Zen bahçe tasarımı aynı şekilde devam etmiştir. Bu döneme ait olan Kinkakuji ya da diğer adıyla Altın Köşk Tapınağı’nın bahçesi, sandal gezintileri için kullanılan büyük bir gölün yanı sıra turnalar ve kaplumbağalar şeklinde düzenlenmiş olan kayalara ev sahipliği yapmıştır.


Resim 3. Altın Köşk Tapınağı ve göleti

Ryoan-ji tapınak bahçesi ise sansui stilinde yapılmıştır. Su hissi veren beyaz çakılların içinde düzenlenmiş 15 adet taştan oluşan ve yine aynı dönemde yapılmış olan bu bahçe, tamamen estetik amaçlar ile oluşturulan bahçeler ile meditasyon ve aydınlanma için oluşturulan bahçeler arasındaki kontrastı temsil etmesi bakımından önemlidir.


Resim 4. Ryoan-ji tapınak bahçesi

Momoyama Dönemi

16 yüzyılın son çeyreği yani Momoyama devri yabancı tesirlerden ayıklanma dönemidir. Tipik özelliği bir taraftan muazzam bir lüks, kendinden emin ve hür bir düşünce, diğer taraftan ise çok ince ve seçkin bir zevki yansıtmaktadırlar.

Bu dönemde aynı zamanda çay seremonilerin gelişmesiyle ile birlikte çay bahçeleri yeni bir tasarım elemanı olarak ortaya çıkmıştır. Çay bahçelerinin yanı sıra, cha niwa denilen yürüyüş yolları da bu dönemde Japon bahçe sanatına girmiştir. Bu tür taşlı ve yosunlu yürüme yollarının kullanılması, gezinti bahçelerinin ortaya çıkmasına ön ayak olmuştur.

Fenerler ise bu dönemden önce sadece Budist tapınaklarında dini seremoniler esnasında kullanılmaktaydı. Bu dönemde ise onlar da yeni bir tasarım elemanı olarak Japon bahçelerinde yerlerini almışlardır.


Resim 5. Daigo-ji tapınak bahçesi

Edo Dönemi

Edo dönemi(1603-1867), Japonya’nın dış dünya ile bütün ilişkilerini kestiği bir dönemdi. Buna rağmen Japon bahçe sanatı bu dönemde de gelişme göstermeye devam etmiştir. Bu dönemde zig-zag şekline yürüyüş yollarının kullanımıyla sakla ve ortaya çıkar taktikleri kullanılmış ve önceki bahçelerin aksine bahçe içerisindeki hareket sabit bir manzara izleme olayının dışına çıkarılmıştır. Kirei sabi ya da başka bir deyişle bahçe estetiği bu dönemde ortaya çıkmış olup, bu anlayışla Heian döneminde görülmüş olan zerafet ile çay seremonisinde görülmüş olan rustik sadeliğin bir kombinasyonu sağlanmıştır. Shakkei’nin kullanımı da aynı şekilde bu dönemde ortaya çıkmıştır. Buna göre ise, bahçeyi etrafındaki peyzaj ile birlikte ele alarak daha bütüncül bir görsellik elde etmek amaçlanmıştır.


Resim 6. Katsura İmparatorluk Köşkü bahçesi

Meiji Dönemi ve Günümüz Japon Bahçe Sanatı

1868’den sonra, Japonya politik ve sosyal anlamda büyük bir değişim geçirdi. Ülke dış dünyaya kapalı bir halde geçen uzun bir zamandan sonra hızlı bir şekilde modernize olmaya ve batılılaşmaya başladı. Bu dönemde birçok eski özel bahçe terk edildi ve yok olmaya bırakıldı. 1871’de ise Momoyama ve Edo döneminde yapılan birçok bahçenin halka açık parklar olarak dönüştürülmesine yönelik bir yasa çıkarıldı.


Resim 7. Japonya’nın en ünlü üç bahçesinden biri olan Kenroku-en

Batı tarzı tasarım anlayışı bu dönemde yeni yapılan bahçelere entegre edilmiş olsa da bu dönemin ilk zamanlarına ait olan bahçelerde yeni ve eski tarzı birleştirme gibi bir kaygı güdülmediği görülmektedir. Zaman ilerledikçe, tasarımlarda modern ve geleneksel tarzlar daha tutarlı bir şekilde birleşmeye başlamıştır. Modern tasarımcılar klasik Japon bahçelerindeki doğayı taklit etme amacına hizmet etmek yerine, tasarımlarında kendilerini ifade edecek yaklaşımlarda daha fazla odaklanmaktadırlar.


Resim 8. Mirei Shigemori tarafından hazırlanmış olan günümüz Japon bahçelerine bir örnek

Günümüz Japon bahçelerinde daha çok doğal kayaların aksine şekil verilmiş taşlar kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, beton da günümüzde bu bahçelerde yerini almaya başlayan malzemelerden biri olmuştur. Japon bahçe sanatında tarih boyunca da görülebileceği gibi, etkisinde kalınan tarzları kopyalamaktan ziyade özüne bağlı kalarak onu kendi kültürüne göre yeniden yorumlamak söz konusudur. Bu yüzden de günümüzdeki bu yeni yaklaşımlar Japon bahçe sanatına zarar vermemekte, aksine onun daha da zenginleşmesine katkıda bulunmaktadırlar.


Resim 9. Modern Japon bahçe sanatında bambuların kullanıldığı havuz elemanı

Resim 10. Modern Japon bahçe sanatında bir köprü yorumu

Yararlanılan Kaynaklar
Akdoğan, G., (1972), Bahçe ve Peyzaj Sanatı Tarihi, Ankara Üni. Ziraat Fakültesi Yayınları, Ankara.

Creating Japanese Gardens, http://www.creatingjapanesegardens.com, 04.06.2013.

Japanese Garden, http://en.wikipedia.org/wiki/Japanese_garden, 04.06.2013.

Japanese Garden, http://www.gojapango.com/garden/japanese_garden.html, 04.06.2013.

Polat, T. A. ve Öztürk Kurtaslan, B., (2011), Japon Bahçe Sanatı Dönemleri ve Japon Bahçelerinde Sembolizm, Selçuk Üni., Selçuk Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi 25(3): 110-123 syf, Konya.

The Japanese Garden, http://learn.bowdoin.edu/japanesegardens, 04.06.2013.

Yamasaki, E., (2009), Japanese Garden Design for the 21st Century, Senior Project at University of California, California.

Yazarın Son Yazıları

BELEDİYE BAŞKANIMIZ
DAİRE BAŞKANIMIZ
MÜDÜRÜMÜZ
YAZARLARIMIZ
   
BU AY YAPILACAKLAR
Çim biçimlerini her hafta düzenli olarak yapınız.
Güllerinizde yaprak bitlerini görürseniz ilaçlama yapınız.
Kaplı fidan dikimi her mevsim yapılabilir.
Yazlık mevsimlik çiçeklerin dikim yerleri hazırlayabilirsiniz.(belleme,çapalama,tırmıklama)
Ligustrum (Kurtbağrı) gibi çit bitkileri bu ay budanabilir.
Kışlık mevsimlik çiçekler bu ayda sökülmeye başlanır.(Çuha çiçeği,menekşe çiçeği,şebboy vs.)
Mayıs ayında çimlerde sulamayı sabah 06:00–09:00,öğleden sonra 16:00–20:00 saatleri arasında yapınız.
Ağaçlarda sulamaya başlanmalıdır.
Çimlerinizi Azot ve Potasyum ağırlıklı gübreler ile gübreleyerek besleyiniz.
Yazlık mevsimlik çiçekleri bu ayda dikmeye başlayabilirsiniz.(Begonya,cam güzeli,kadife vs.)
Çimler arasındaki yabancı otları temizleyiniz.
Çim tohumu ekimini bu ayda yapabilirsiniz.
İlaçlamalarınızı yağışlı havalarda ve günün öğlen saatlerinde (10:00–16:00) yapmayınız.
Hava durumuna göre çimlerinizi düzenli sulayınız.